Yüksek Mahkeme’deki ‘sağlık sigortası savaşı’ nedir? Tartışma nasıl başladı?

Obama'nın 2010'da görkemli şekilde imzaladığı reform paketi, ABD Yüksek Mahkemesi'nce iptal edilebilir.

Cemal T. Demir

Amerikan Yüksek Mahkemesi, Obama yönetiminin en büyük reform paketinin iptal davasını görüşmeye başladı. Kararın ise Haziran ayı başında açıklanması bekleniyor. Mahkemedeki Cumhuriyetçi muhafazakar eğilimin baskın gelerek reform paketini Anayasaya aykırılıktan iptal etmesi halinde, konu, 7 ay sonra yapılacak Amerikan başkanlık seçiminin en önemli tartışma gündemi olacak. Mahkeme, başkanlık seçimini yakından ilgilendiren bu konuda, tamamıyla siyasi hesaplara dayanan bir karar alacak. Sağlık reformu paketini Anayasa’ya aykırı hale getirdiği savunulan yönü ise, herkese sigortalı olma zorunluluğu getiren maddeleri. İşte, Cumhuriyetçilerin kişiselleştirmek için ‘Healtcare’ yerine ‘Obamacare’ dedikleri sağlık sigortası reformunun en tartışmalı yönü olan bireysel sigorta zorunluluğu hakkında bilmeniz gerekenler:

ABD’de ‘bireysel sağlık sigortası zorunluluğunu’ ilk defa kim teklif etti?

Bu fikri sanıldığı gibi Demokratlar ya da solcular ilk olarak gündeme getirmedi. Muhafazakar düşünce kuruluşlarının amiral gemisi gibi olan The Heritage Foundation, 1980’li yılların sonunda ilk kez, ‘herkesin zorunlu sağlık sigortası sahibi olması’ gerektiğini düşündü. Vakfın amacı, Demokratların işverenlerin çalışanlarına sağlık sigortası sağlaması için bastırdığı günlerde, işverenlerin sırtına çok fazla yük yüklemeden genel bir sağlık sigortası oluşturma arayışıydı. Eğer, sigorta şirketlerinin, ‘pre-existing conditions’ denen ‘hastalık halinde sigorta başvurusunu’ reddetmeleri yasaklansa, birçok sağlıklı ve genç, hastalanmadığı sürece sigortalı olmak istemezdi. Eğer, sadece hastalar sigortalı olsa, bu kez, sigorta şirketleri gelirlerinden fazlasını hastane ve ilaçlara yatıracağı için kısa sürede batacaktı. Bu iki uçlu sıkıntıyı aşmak için Heritage Foundation, ‘’individual mandate’’ denen, herkese sigortalı olma zorunluğu getirilmesini gündeme getirdi.

**************

ANALİZ: Amerikan sisteminin temelindeki 9 kişi

**************

İlk olarak hangi politikacı bu fikre sahip çıktı?

1990’lı yılların ilk yarısında Bill Clinton, şirketlere, çalışanlarına sigorta yaptırma zorunluluğu tasarısını gündeme getirince, dönemin Cumhuriyetçi liderlerinin birçoğu, ‘bireysel zounlu sağlık sigortasını’ savunuyordu. Bugünlerde, ‘Obamacare değerlerimizi çiğniyor diye konuşan Newt Gingrich bile Temsilciler Meclisinde iki numaralı Cumhuriyetçi olduğu 1993 yılında, ‘’Ben, insanların da tıpkı otomobiller gibi sigortalı olmasının zorunlu olmasından yanayım’’ diye konuşuyordu. Ancak Clinton’un sağlık reform paketi 1994’te Kongre’den geçmeyip öldüğünde bu fikir de tasarı ile beraber ölmeye başladı.

O tarihten 10 yıl sonra 2004’te dönemin Massachusetts eyalet valisi ve bugünün Cumhuriyetçi başkan adayı Mitt Romney, Massachusetts eyalet sakinlerine, sağlık sigortası sahibi olma zorunluluğu getiren ve bu zorunluluğu yerine getirmeyenlerin 1212 dolar yıllık ceza ödemesini öngören reformu hayata geçirdi. Romney, yasanın yürürlüğe girdiği 2006 yılında, ‘’Bu piyasaya Cumhuriyetçi usulle reform yapmak’’ dedi ve ‘’Demokrat usul ise hastalanınca hastaneye gelip bir başkasının ödemesini beklemektir’’ diye ekledi.

****************

Obamacare nedir? Tartışılan sağlık sigortası reformu Amerikalılara ne getiriyor?

***************

Demokrat Başkan Obama neden Cumhuriyetçilerin teklifini hayata geçirdi?

Aslında başlangıçta istemedi. Hatta 2008’de Hillary Clinton ile adaylık mücadelesi verirken, Hillary Clinton’un herkese sigortalı olma zorunluluğu getiren planını, ‘’İnsanları sigortalı olmaya güçleri yetmese bile zorladığı’ gerekçesiyle eleştirdi.

Ancak, Başkan olup reform paketini hazırladığı sırada, danışmanları, ‘pre-existing conditons’ olarak bilinen hastaların sigortalı olma başvurusunun reddetme yasağı durumunda, ‘free riders’ olarak adlandırılan fırsatçıların, hastalandıkları zaman sigorta yaptıracağı uyarısı üzerine mecburen bu fikri gündeme aldı. Ve 2010’da yasalaşan ‘Affordable Care Act’ adlı sağlık sigortası reformuna, 2014’ten geçerli olmak üzere her Amerikalıya sigortalı olma zorunluluğu getiren hüküm eklendi. Yani 2014’ten itibaren sigortalı olmayan Amerikalılara para cezası kesilecek.

İşte bu andan itibaren fikrin asıl sahipleri olan muhafazakarlar, devletin bireylere böylesi bir zorunluluk getirmesinin anayasal bireysel özgürlüğe aykırı olduğunu savunmaya başladılar. Bu düşünce Çay Partisi hareketinin büyümesinde büyük rol oynadı. Muhafazakarlar, bu zorunluluğu, Obama’nın Amerika’yı sosyalistleştirme gizli amacının önemli bir hamlesi olarak ilan etti. 30 yakın eyalet ve birçok işadamı organizasyonu mahkemelere başurarak uygulamanın Anayasa’ya aykırı olduğunu savundu. Yüksek Mahkeme, geçtiğimiz yıl davayı gündemine almayı kabul etti. Bugün sona erecek ‘sözlü duruşma’ sürecinden sonra Haziran ayında nihai karar açıklanacak.

 Obama yönetimi nasıl savunuyor?

Obama yönetimi, yasal düzenlemenin, Anayasa’nın federal hükümete verdiği ‘eyaletler arası ekonomik aktiviteleri düzenleme yetkisi’ne dayandığını savunuyor. Aslında, bu savunmaya birkaç muhafazakar yargıç da katıldı. Geçtiğimiz Kasım ayında Ronadl Reagan’ın atadığı temyiz hakimi Laurence Silberman, Kongre’nin ulusal sorunlara ulusal çözümler getirmekte özgür olması gerektiğini savundu. George W. Bush’un atadığı birbaşka federal temyiz hakimi Jeffrey Sutton da, ‘’bireysel zorunluluğun, şirketlerin sigortalılar arasından işe gelenleri seçmelerinin önüne geçmenin akla yatkın bir yolu olarak gördü.

Ancak, bu görüşe katılmayan federal hakimler de oldu. Federal 11’nci Bölge temyiz mahkemesi, ABD’nin Büyük Buhran ve İkinci Dünya Savaşı yıllarında bile, vatandaşlarına ticari alışveriş zorunluluğu dayatmadığına dikkat çekti. Diğer bazı hakimler de, Obamacare’in anayasal bulunması halinde Federal Kongre’ye olağanüstü bir yetki gücü tanınmış olacağını savunuyor. Heritage Foundation, 2009’da yayınladığı raporda, Kongre’nin bu güce dayanarak, örneğin her Amerikalıya her yıl bir tane Chevy Impala otomobil alma zorunluluğu getirebileceğini yazdı.

Yüksek Mahkeme ne karar verecek?

Eğer Yüksek Mahkeme, ‘Obamacare’ olarak bilinen Affordable Care Act yasasının, ‘bireysel zorunluluk (individual mandate)’ kısmı olmaksızın işlevini yerine getiremiyeceği kanaatine varırsa, bütün reform paketini topluca iptal edebilir.

Ancak ‘bireysel zorunluluk’un paketten ayrılabileceğine karar verebilir ve yasanın bir kısmını da iptal edebilir.

Ya da Yüksek Mahkeme’den hiç karar da çıkmayabilir

Yüksek Mahkeme’nin 9 üyesi, Obamacare’in akıbetine karar vermeden önce, 1867 tarihli Anti-Injunction Act adlı yasanın, davacıların dava açmasını engelleyip engellemediğine karar vermek zorunda. Söz konusu yasa, vergileri dava edeceklerin, vergiler toplanmaya başlamadan dava açamamasını düzenliyor. Eğer mahkeme, sağlık sigortası edinmeme cezasını bir tür vergi olarak nitelerse, bu durumda ilk cezaların tahsil edileceği 2015 yılına kadar kimsenin dava açamayacağını ilan etmiş olacak. Böylece dava 2015 yılına ertelenirken, Yüksek Mahkeme de, başkanlık seçiminin bir numaralı gündemi olarak büyük bir itibar erozyonuna uğramaktan kendini koruyabilir.

You must be logged in to post a comment Login