Narsist bir başkanı konuşup durmanın maliyeti
‘’Son 1 yılda Trump’ı konuşmaya, onun hakkında okumaya, onu tartışmaya ne kadar zamanınızı ayırdınız diye kendinize bir sorun’’
‘’Son 1 yılda Trump’ı konuşmaya, onun hakkında okumaya, onu tartışmaya ne kadar zamanınızı ayırdınız diye kendinize bir sorun’’
Bu dizi içimizdeki yalın insana dair bir dizi. İnsanı, en büyük düşmanı ile yani kendisiyle yüzleştirme huzursuzluğunu, hem de bolca güldürerek, müthiş bir rahatlık içinde sağlıyor.
Şimdiye kadar daha çok Japonya’yı ziyaret eden yabancıların radarında kalan Japanglish, Çin kökenli Malezyalı hip hop şarkıcısı Namewee’nin bu dile dikkat çeken son şarkısının sosyal medyada paylaşım rekorları kırmasıyla, bugünlerde küresel bir şöhrete kavuşmuş durumda.
Çünkü gazetecilik bir eylemdir, bir kurum değildir. Bu eylemi yaptığınızda gazeteci olursunuz, yapmadığınızda artık gazeteci olmazsınız. Gazetecilik, genetik veya içine doğulan silinmez bir kimlik de değil.
Yargıç Hugo Black’in, Amerikan yönetiminin ‘milli güvenlik’ gerekçesiyle New York Times ve Washington Post gazetelerine yayın yasağı talebinin reddine ilişkin reyinin gerekçesinin özeti:
İnsanın kifayetsizliği ve cehaleti ne kadar büyükse, kendisinin kifayetsizliği ve cehaletini farketme gücü de o oranda küçülüyor.
“Peşin yargılarına hapsolmuş kişilerin, bu peşin yargılarını destekleyecek bilgileri değerlendirmeye alıp, yargılarını desteklemeyen bilgileri görmezden gelme eğilimlerini ifade eden önyargıyı doğrulama eğiliminin bu haberin hazırlanışında bir faktör olarak varolduğu görülmektedir”.
Halkın gözündeki popülaritesini oldukça düşmüş Maduro rejimi, son aylarda ne oldu da artık rahatlıkla seçimlere gidebiliyor ve böyle net ‘zaferler’ kazanabiliyor?
Cinsel taciz iddiaları fırtınası, Amerikan toplumsal ve politik düzenini farklı yönlerden yansıtan çarpıcı bir aynaya dönüşmüş durumda. Peki o aynadan neler yansıyor? Cemal Tunçdemir’in yazısı:
ABD Kongresinin yasa yapması veya bir yasayı değiştirmesi hiç de kolay bir süreç değil. Çünkü Kongrenin ilk tasarımcıları olan ABD’nin Kurucu Babaları tam da böyle hantal bir Kongre olmasını istemişti.