Bilmediğini bilmenin güzelliği
‘’Çok az bildiğim için üzgünüm. Hepimiz çok az bildiğimiz için üzgünüm. Ama bu bir yönüyle de keyif verici… Değil mi?’’
‘’Çok az bildiğim için üzgünüm. Hepimiz çok az bildiğimiz için üzgünüm. Ama bu bir yönüyle de keyif verici… Değil mi?’’
Profesör Ryan Murphy, geçtiğimiz günlerde, istatistiki verileri inceleyerek ABD’de en çok psikopatın nerede yaşadığını tespite koyuldu. 50 eyaletteki bütün verili psikopat sayılarını karşılaştırdığında birinciyi bulması zor olmadı
Futbolun kendisi gibi, Dünya Kupası da bir ayna sonuçta. İç dünyamızı, türümüzü, ülkemizi, dünyamızı ve geleceğimizi – ama az, ama çok- gözlemleme şansı veren bir ayna.
Modern devlet tarihinde belki 1000 kez denenmiş, bininde de denendiği ülkeyi harap etmiş bir yönetim tarzının, keyfi ve otoriter tek adam yönetiminin, 1001’nci denemede farklı sonuç vermeyeceği açıktı.
ABD’nin kurucu babaları, bazı önlemler almazlarsa, ABD’nin de, Afrika’nın 21’nci yüzyılın ilk çeyreğinde hala debelendiği bataklığı yaşayacağını daha 1700’lü yıllarda görebilecek bir vizyona ve samimiyete sahipti.
‘Şöhret’ ve ‘başarı’yı özdeş gören çok çarpık bir kültür, kanser gibi dünyaya yayılmış durumda. Bir kuşağı, daha 20’li 30’lu yaşlarında bile henüz şöhret olamadıkları için depresif hale getiren bir sosyal kanser…
NY Times’ın 47 yıl önce bugünkü manşeti ile medya-devlet ilişkilerinde, Vietnam Savaşının gidişatında ve Nixon’un politik kariyerindeki fay hatlarında tarihi bir kırılma yaşandı.
Neden Asya ve Afrika’daki bir çok yoksul ülkenin liderinin adını biliyoruz da, Hollanda, İsviçre, Danimarka, Belçika, İsveç gibi çok zengin ve önemli ülkelerin politik liderlerinin ismini bilmiyoruz?
“Berlin’in yeraltını kuşatan metro hatlarının en cezbelisi 8 numaralı olanıdır.”
Her geçen gün daha fazla sayıda uzman, ABD’deki kutuplaşmanın, yaygın görüşün aksine politik bir kutuplaşma olmadığı görüşünü dillendiriyor.