Amerika’da bir Nazi rejimi kurulur mu?
Mayer, faşizmi, bir gecede ve tek hamlede gelen bir şey sanma yanılgısının bir millete ve ülkeye maliyetinin ne kadar pahalı olacağına dikkat çekiyor.
Mayer, faşizmi, bir gecede ve tek hamlede gelen bir şey sanma yanılgısının bir millete ve ülkeye maliyetinin ne kadar pahalı olacağına dikkat çekiyor.
ABD’de kamu görevlileri ve yetkililerinin, gazetecilere karşı, ‘yayın yolu ile hakaret’ davası açmaları serbest değil. Trump bu durumu değiştirmek istiyor. İşte bu basın özgürlüğü korumasının arka planı:
Kudretli bir politik yolsuzluk sistemini çökertmeye bir karikatürist ve o günlerde çok düşük tirajlı küçük bir gazetenin cesareti yetmişti.
Çok değil 10 yıl öncesine kadar, Latin Amerika solu için Venezuela bir başarı öyküsüydü. Bugün, orta gelirli bir ülkenin ancak çok ciddi bir savaşla yaşayabileceği düzeyde bir sosyal ve ekonomik çöküntünün girdabında.
ABD’de hasım basın ile başkanlar arasındaki çekişmelerin son yarım yüzyılına bakıldığında şu gerçek ortaya çıkıyor: Hükümetlerin muhalifi bir medya, o hükümetlerin ve toplumların asıl dostudur.
Devlet olanaklarının seçimlerde suistimal edilmesine ve bakanlar ile kamu görevlilerinin konumlarını siyasete alet etmesine engel olmak için 1939 yılında ‘Muzır Politik Faaliyetlerin Önüne Geçme Kanunu’ kabul edildi.
Kongre, mevcut komitelerinden biri veya özel bir komiteye, ilgili herkesi davet edip ifadesine başvurabiliyor. Amerikan siyasi literatüründe kısaca ‘hearing (ifadesini alma)’ deniyor bu oturumlara.
Yolsuzluğun küresel bir fenomen olması, ‘insanlar neden yolsuzluk yapar’, ‘hangi şartlarda yolsuzluk yapılır’ ve benzeri konularda çok sayıda bilimsel araştırma yapılmasına neden oluyor.
Trump’ın ilk bir ayında kabinesindeki üç general, kabinenin en entelektüel ve dünya bilgisine sahip isimleri olarak öne çıkması, ABD demokrasisi açısından ironik bir görüntü oluşturuyor.
”Akademiyi, devletin çizgisine ve toplumun ortalamasına çekmek, sadece akademiye değil o ülke ve o topluma da en büyük kötülüklerden biridir.”