Gracias Pepe, gracias Lucía
‘Dünyanın en zengin lideri’ Pazar günü devlet başkanlığı koltuğunu devretti. Artık devlet başkanlığı sarayında yaşamayacak. Artık yüksek maaş almayacak. Artık bir koruma ordusuyla dolaşmayacak.
‘Dünyanın en zengin lideri’ Pazar günü devlet başkanlığı koltuğunu devretti. Artık devlet başkanlığı sarayında yaşamayacak. Artık yüksek maaş almayacak. Artık bir koruma ordusuyla dolaşmayacak.
George Orwell, ilk kez 1946 yılında Horizon dergisinde yayınlanan “Politika ve İngiliz Dili’’ adlı ünlü makalesinde, politik dilin, yalanlar gerçek gibi algılansın diye ve insan öldürmek topluma meşru ve saygın görünsün diye tasarlandığını söylüyor.
50 yıl önce bugün Manhattan’ın yukarı kesiminde Broadway ile W 165’nci Sokak’ın kesiştiği köşede bulunan Adubon Ballroom adlı sinema, bir pompalı tüfeğin sesiyle inledi.
”…gazetecilikleri kendinden menkul, kişisel çıkarlarına odaklı ve tek dertleri programlarının yayında kalmaya devam etmesi olan yeni bir dedikodu-sohbetçi türü ortaya çıktı’’
Son 20 yılda ortaya çıkan yeni bir fenomen kırsalın 100 yıllık kara talihindeki en önemli değişimi temsil etmeye başlıyor.
19’ncu yüzyılın ortalarından ve 20’nci yüzyılın ortalarına kadar Amerikan şehirleri ‘politika ağalarının(political boss) elindeydi.
Basın, yönetenlere değil, yönetilenlere hizmet için vardır. Devletin basını sansür gücü (censor) yok edildi ki, basın devleti sertçe eleştirebilme (censure) gücüne sonsuza kadar sahip olsun.
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in, 2002 yılındaki bir NATO toplantısından sonra düzenlediği basın toplantısında, ‘Irak’ın kitle imha silahlarına sahip olduğuna ve bunları terör gruplarıyla paylaştığına ilişkin elinizde hangi somut deliller var’ sorusuna yanıtı ne anlatıyor?
Bugüne kadar sadece finans ve teknoloji haberlerine konu olan Japonya’yı artık diplomatik ve politik haberlerde de sıkça duyacağımız bir döneme mi giriyoruz?
Amerika bu maça kilitlendi. Peki Super Bowl nedir? Amerikan futbolu nasıl doğmuştu?